E-Devlet’e girdi, evlatlık bulunduğunu öğrendi! Yaşamı aniden değişti…

Psikolog, Yazar Büşra Dönmez, Babalar Günü’nde Twitter’dan “Bu yıl öz babam olmadığını öğrendim, yetimhanede hasta bir bebeği ‘alma’ demelerine karşın ‘Hayır, bu evladı isterim’ diyerek beni aldığını. Olduğum bayanı sana borçluyum. … İyi ki babam olmak istedin. Babalar Günün mübarek olsun” söylediği etkisi altına alan bir paylaşımda bulunmuş oldu. Babalar Günü’nden 3 ay ilkin anne-babasının onu bir yetimhaneden evlat edindiğini öğrenen Dönmez’in bir günde yaşamı değişmiş. Kendisiyle buluştuk, öğrendiği gerçekleri ve hissettiklerini konuştuk.
 
EVLAT EDİNİLDİĞİNİZİ NASIL ÖĞRENDİNİZ?
Düzgüsel şartlarda bir çocuk evlatlık olarak verildiğinde kimliği tekrardan düzenlenir ve çocuğun geçmiş kayıtlara erişme imkânı olmaz. Ailesi söylemediği sürece bu sır olarak kalır. Benim de öyleydi. 30 yaşıma kadar bu mevzuyla ilgili tek bir cümle duymadım. Bir kuruma nüfus kayıt örneği ibraz etmem gerekiyordu. e-Devlet’e girdiğimde kendi kayıtlarımın en altında bir başka isme ilişkin bilgilere rastladım. Doğum zamanı, yeri ve T.C. kimlik numarası benimle aynıydı fakat anne ve baba adı Âdem ve Havva’ydı. Bilgilerime göre anne-baba adı Âdem ve Havva olan çocuklar terk edilmiş çocuklardır. Doğal ben bunun bir yanlışlık bulunduğunu düşünerek nüfus müdürlüğündeki arkadaşlarımı aradım. Onlar ne işe yaradığını bilmelerine karşın bana söylemediler. “Bir yanlışlık vardır, boş ver takılma” dediler. Mevzuyu kapattık. Doğal bu bir sual işareti olarak aklımda kaldı. “Düzgüsel şartlarda bir çocuğun geçmiş kayıtlarına erişme imkânı olmaz. Ailesi söylemediği sürece bu bir sır olarak kalır.”

 
GERÇEĞİ SİZE KİM SÖYLEDİ?
Aynı dönem kanser şüphesiyle sıhhat taramasından geçiyordum. Birçok hastalıkta olduğu benzer biçimde kanserde de genetik faktörler mühim. Ebeveynimle hastalığa dair bilgiler paylaştım. Onlar da bana bu sırrı açıklamaya karar vermişler. Iyi mi söyleyeceklerini eski eşime danışmışlar. O da bana gerçeği söyledi: “Hani evlatlık olduğuna dair şüphelerin vardı ya, haklıymışsın” dedi.
GERÇEĞİ ÖĞRENDİĞİNİZDE İLK DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ NE OLDU?
“Hakikaten kimsesizmişim” dedim. Şaşırtıcı gelecek bir ihtimal size fakat bir rahatlama da hissettim. Akrabalarım Sivaslı. Muhafazakârlar, kendi içinde sosyalleşen bir aile. Ben karakterim ve yaptığım seçimler itibariyle akrabalarım ve akrabalarım için fazla marjinal kalıyorum. Çocukluğum “Niçin ben kuzenlerim benzer biçimde değilim” sorusunu sorarak geçti. Hep ayrıkotu benzer biçimde hissettim kendimi. Kimse bir şey belli etmese de ‘Oraya ilişkin değilsin’ diyordu bir ses. Hissettiklerinin deli saçması olmadığını öğrenmek rahatıyor insanı haliyle.
 
AİLENİZLE YOLLARINIZ İLK KEZ NASIL KESİŞMİŞ?
1 yaşıma yaklaşırken o zamanki Darülaceze’den almışlar beni. Babam Kıbrıs gazisi, annem terzi. Evlatları olmamış. O dönemin imkânlarıyla denedikleri tedaviler de netice vermeyince “Bunca yıl çalışıp kazandıklarımızı bırakacak, yaşlılığımızda bizimle ilgilenecek bir evladımız olsun” demişler. Darülaceze’de birçok çocuk gösterilmiş aileme. Babam beni seçmiş. Beni almaması için ikna etmeye çalışmışlar. Hastaymışım. Terk edildiğimde uzun süre aç bir halde soğuk havada dışarıda kaldığım için akciğerimde hasar oluşmuş. “Bu çocuğun ciğerleri hasta, almayın, ölür bu” demişler. Babam dinlememiş. “İlle de bu kızı isterim” diye tutturmuş. Aşkımız orada başlamış doğrusu. Beni Darülaceze’den alıp hastaneye yatırmışlar ve aynı gün babamın kimliğimi çıkartmak için hastaneden bir süre ayrılması gerekmiş. Yol süresince ağlamış “Canımı hastanede bıraktım” diye. Ben bu dünyaya onların evladı olmak için gönderildiğimi düşünüyorum. Zira babama oldukca benziyorum. Öz evladının benzeyemeyeceği kadar hem de…

Büşra Dönmez’in babası Şaban Dönmez ve anası Seher Dönmez
 
NASIL BİR AİLEDE YETİŞTİNİZ?
Annem, babam, babaannem ve dedem vardı büyüdüğüm evde. Şefkatli bir aileydik hep. Öğrendikten sonrasında “Yetim bulunduğunu bildiğimiz için asla kıyamazdık sana” dedi annem. Hakikaten o şekilde. Bir dediğimi iki etmediler. Annemin ve babamın en büyük önceliği benim okuyup bir bölgelere gelmem ve kendi ayaklarım üstünde durabilmemdi. Dünyanın tüm imkânlarını serdiler önüme. Yokluk görmedim, sertlik görmedim, el üstünde tutuldum. Klişe gelecek fakat hakkaten kralın prenses kızıydım. O yüzden onlara büyük bir teşekkür borcum var.
 
BİYOLOJİK AİLENİZİ ARAŞTIRMAYI DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
Araştırdım fakat hedefim ailemi bulmak değildi. Hikâyemi öğrenmekti. Öğrendikten sonrasında e-Devlet’te karşıma çıkan nüfus kayıt örneğiyle toplumsal hizmetlere gittim. Toplumsal hizmetler, şahıs talep ettiğinde bu detayları vermekle yükümlü. Orada bir dilekçe doldurup yetimhanedeki evraklarınıza ulaşabiliyorsunuz. Hikâyem hakkında bildiğimiz tek şey şu: “Saat 22.00 sıralarında İstiklal Caddesi’nde bir kebapçının önünde 6 aylık yaralı bir bebek bulunmuş oldu. Meydana getirilen tüm çalışmalara karşın hakkında başka bir bilgiye ulaşılamadı.”
SİZ EVLAT EDİNİP BİR ÇOCUĞUN HAYATINA DOKUNMAYI DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ HİÇ?
İki oğlum var. Güneş ve Deniz. Biri 6, diğeri 4 yaşlarında. Latife benzer biçimde fakat büyürken en büyük hayalim bir çocuk evlat edinmekti.Evlatlık olduğumu öğrendikten sonrasında bu isteğim daha da çoğaldı. Evlat edinemesem bile koruyucu aile olarak evlatların hayatlarına dokunmak isterim.
Kaynak: Özgürlük Pazar

Son Dakika Haberler