Marmara için ‘sessizlik’ uyarısı: 6.9’dan büyük, yıkıcı bir zelzele

30.07.2022 10:48 Haber Deposu: DHA Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Kısmı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Oruç, beklenen İstanbul depremiyle ilgili önlemlerin bir an ilkin alınması icap ettiğini söylemiş oldu. Oruç, ellerinde ‘İl Afet Risk Azaltma Planı’ndan (İRAP) başka tabanca olmadığını ve İRAP eylemlerini doğru bir halde hayata geçirmek icap ettiğini belirtti. Şimal Anadolu Fay Zonu’nun uzunca bir süredir yıkıcı bir zelzele üretmediğini dile getiren Oruç, “Beklenen İstanbul depremi derken aslına bakarsak Marmara Denizi içinde Şimal Anadolu Fay Zonu’nun şimal kollarının uzunca bir süredir yıkıcı bir zelzele üretmediğini anlıyoruz aslına bakarsak ve bu bizi korkutuyor açıkçası. 1500’lü seneler ve 1755 ve 1894 yılından sonrasında günümüze kadar geldik. Marmara Denizi içinde 6.9’dan büyük bir yıkıcı depremin olma olasılığını artık devasa yükseklikte görüyoruz. Dolayısıyla bu sessizlik bizi korkutuyor” diye konuştu.
Güngören şehidi Yunus’un anası ve kardeşi CNN TÜRK’e konuştu
‘ASIL SESSİZLİĞİNİ KORUYAN ADALAR VE GANOS KOLUDUR’ Fayın Adalar ve Ganos kollarına dikkat çeken Oruç, şunları kaydetti:
“Birkaç yıl ilkin Silivri’de 5.8 orta büyüklükte bir zelzele meydana gelmişti. Bu orta Marmara koluna özgü bir zelzele olarak ben yorumladım. Aslolan sessizliğini sakınan Adalar ve Ganos koludur. Adalar kolu 1894, Ganos 1912 senesinde yıkıcı depremi üretmiştir. Bunlar periyodik depremler değil. Fakat Şimal Anadolu Fay Zonu’nun kolları oldukça fazla deformasyona uğramış oluyor. Batıya doğru geldikçe kayma hızı oldukça artıyor. Kayma hızının arttığı oldukça fazla deformenin olduğu kabuksal ortamda yıkıcı zelzele beklersiniz. Biz genç etken tektonik dönem içerisindeyiz. Burada kayma hızı yüksek olan fay zonu içinde yaşıyorsak yıkıcı depremin oldukça fazla uzamamasını düşünmek gerekir. Onun için elimizde İl Afet Risk Azaltma Planı’ndan başka silahımız yok. İRAP’ın eylemlerini doğru bir halde hayata geçirmemiz lazım.”
AFET RİSK PLANI 
81 ilin İRAP raporunun tamamlandığını söyleyen Prof. Dr. Bülent Oruç, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Bu içeriğin kağıt üstünde kalmaması için eylemlerin hayata geçmesi gerekiyor. Valilik bünyesinde seyretme ve değerlendirme toplantıları yapılıyor. Görevli kurumların, destekleyici kurumların fiil aşamasında hangi aşamada olunduğunu bunun benzer biçimde ilk seyretme ve değerlendirmeler yapılmış oldu. 5 yıl süresince 6 ayda bir bu değerlendirmeler yapılacaktır. Burada tek amaç afet risk planlamasını iyi planlayıp tehlikenin ebatlarına karşın afete dönüşmesine engel olacak şekilde çözüm ürütmektir. Afeti yalnız zelzele olarak algılamamak lazım. Yangınlar, seller, heyelanlar, kaya düşmeleri var. Tüm bunların hepsi bu rapor içinde yer almış ve görevli kurumlar tarafınca fiil planları içinde riski azaltıcı yönde adımlar atmasını beklediğimiz süreçlerdir. Ümit ederim başarıya ulaşır diye umut ediyorum.”

Son Dakika Haberler